AfyonNews

Kalesine bir kez tırmanan 7 yıl Afyon’dan ayrılmaz

Bir çok inanışa ve bir çok kültüre ev sahipliği yapan Karahisar Kalesi, binlerce yıldır ayakta duruyor. Furkan Çimen, dünyabizim.com’da yazdı.

Kalesine bir kez tırmanan 7 yıl Afyon’dan ayrılmaz

Bir çok inanışa ve bir çok kültüre ev sahipliği yapan Karahisar Kalesi, binlerce yıldır ayakta duruyor. Furkan Çimen, dünyabizim.com’da yazdı.

Adına türküler ve maniler yazılan 226 metre yüksekliğindeki tarihi Afyon Karahisar Kalesi geçmişten günümüze tarihe ışık tutmaya devam ediyor. Bir çok inanışa ve bir çok kültüre ev sahipliği yapan Karahisar Kalesi, binlerce yıldır ayakta duruyor. Afyonkarahisar şehir merkezinde bulunan kale, M.Ö. 1350 yıllarında Hitit imparatoru II. Murşil zamanında Arzava seferinde müstahkem mevki olarak kullanılmış ve önce Hapanuva, daha sonraki Roma ve Bizans dönemlerinde ise Akroenos, Selçuklular Dönemi’nden itibaren ise Karahisar adı ile anılmış.

I. Alaeddin Keykubat’ın, hazineleri bu kalede sakladığı söylenir. Ve bu sebeple de kale Hisar-ı Devlet olarak da adlandırılmış. Osmanlı padişahlarından Sultan II. Selim ise bu kaleyi 1573 yılında tamir ettirmiş ve yörede yetişen Afyon bitkisinden esinlenerek buraya Afyonkarahisar adını vermiş.

Evliya Çelebi kaleye iki saatte çıkmış

Hititler döneminde ibadet ile ön plana çıkan kale, aslında ulaşımının güçlüğü nedeniyle tarih boyunca savunma amaçlı olarak kullanılagelmiş. Kalenin içini oluşturan düzlük alan aynı zamanda dini amaçlar için de kullanılmış. Bizanslılar bu düzlük alana kilise inşa etmişler. Daha sonra Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat tarafından onarılan kaleye su sarnıcı, saray ve mescit yapılmış.

Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde, kalenin eteğinden zirvesinde bulunan bir mescide iki saatte ulaştığını ifade eder ve bu yolculuğun kendisini fazlasıyla yorduğunu söyler. Yine Evliya Çelebi’ye göre kalenin çevresi tam iki bin adımdır. Ve kendisi de şehrin üzerine uzanan sütun gibi bir kayaya oturup bütün ovayı seyre dalar. Buradan Altuntaş sahrasından tutun da Konya yollarına kadar olan kısmı çıplak gözle görmek mümkündür.

Yolunuz bir gün Afyonkarahisar’a düşerse bu sanatlı eseri ziyaret etmek isteyebilirsiniz. Gözleriniz alabildiğine sanatlı eserler görmek istiyorsa kaleden bütün şehri izleyebilir, göz alabildiğine bereketli bağlar, bahçeler, yeşillikleri seyredebilir ve huzuru koklayabilirsiniz.

Kaleye bir kez tırmanan yedi yıl Afyon’dan ayrılmazmış

Efendim tabi her şehrin kendine özgü yapıları ve bu yapıların da kendilerine özgü kıssaları ya da efsaneleri olur. Ben biraz da bunlardan bahsetmek istiyorum.

Halk arasında anlatılan efsanelerden bir tanesi şu şekilde: Hz.Ali ya da “Düldül’ün ayak izleri” efsanesine göre; halifelerimizden Hz. Ali, atı Düldül’ün üzerinde dağdan dağa uçarak sefer yapar. İşte böyle seferlerin birinde Afyonkarahisar’a gelen Hz. Ali, Hıdırlık Dağı’nda konaklamak için sertçe yere basınca, buradaki bir kaya üzerinde ayağının izi kalır. Daha sonra Hıdırlık’tan kaleye atlayan Düldül, burada da dizginlenince bu kez ön ayağının izi bir kayanın üzerinde kalır. Hz. Ali, Düldül’ü sulamak için su yalağına vardığında, atı bağlayacak bir yer bulamaz ve dört parmağı ile yalağın yanındaki bir taşa vurarak taşı deler ve atı buraya bağlar. Afyonkarahisar Kalesi’nde bugün Düldül’ün ayak izi ile atın bağlandığına inanılan kaya üzerindeki delik, hâlâ daha varlığını korumaktadır.

Tabi burada efsane olmazsa olmazlardan. Yukarıda kız kulesi veya kız kalesi adı verilen yerden, gelinlik çağa gelen kızların “Bahtım bahtım, altın tahtım, evlenecek vaktım” benzeri bir mani ile aşağıya bağırdıklarında, tez zamanda uygun bir kısmet bulduklarına inanılıyor. Bu gelenek daha çok Hıdrellez zamanları öne çıkıyor. Temsili de olsa halk ister istemez bunlara inanıyor.

Kalenin kapısının kemerinde bulunan bir oyuğa ise bir dilek tutulup 3 taş atılıyor. Eğer taşların 3’ü de oyuğa girerse, dileğin yerine geleceğine inanılıyor.

En yaygın efsane ise Karahisar Kalesi’ne bir kez tırmanan kişinin 7 yıl Afyonkarahisar’dan ayrılmayacağına ilişkin bir inanç.

Bunların yanı sıra en önemlisi de Evliya Çelebi’nin kale inşa kitabesi üzerinde beyaz mermere celi hatla yazdığı şu dizeler:

Eyleyüp lutf-ı kerem devletlu Şah

Yani Sultan Selim Şah-ı gayûr

Emridüp tamiriçün bu hısnını

Mîr-i Mahmudına etti böyle şûr

Didi tamirine Narî tarihin

Oldı bu sedd-i metîni mamur..

Kalenin inişi biraz daha kolay ve sizleri orada da sanatlı bir yapıt bekliyor. Ulu Cami… Ulu Cami de bir sonraki yazımızda…

Kaynak link: https://www.dunyabizim.com/gezi-mekan/kalesine-bir-kez-tirmanan-7-yil-afyondan-ayrilmaz-h20971.html

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

AfyonNews.Com 2019 Afyonkarahisar | Kültür | Sanat | Folklor | Yemek | Tarih | Edebiyat | Söyleşi | Anı | Makale | Köşe Yazısı | Özel