İngiliz gazeteci Afyonkarahisar’ı yazdı

Muğla ve Fethiye çevresinde yaşayan İngiliz vatandaşlarına yönelik İngilizce yayın yapan ‘Land Of Lights’ adlı haftalık gazete son sayısında Afyonkarahisar’ı tanıttı…
Rebecca CARTER’in yazısı…

Afyonkarahisar Belediyesi Basın Bülteni

25.05.2017

Muğla ve Fethiye çevresinde yaşayan İngiliz vatandaşlarına yönelik İngilizce yayın yapan ‘Land Of Lights’ adlı haftalık gazete son sayısında Afyonkarahisar’ı tanıttı.

Afyonkarahisar Belediyesi’nin misafiri olarak geçen ay ilimizi gelen gazete yazarlarından Rebecca Carter, iki gün süren şehir gezisinin ardından kaleme aldığı makalede, tüm güzellikleri ve yöresel lezzetleriyle ilimizi anlattı. Makalesinde ilimizin tarihi ve kültürel değerlerine vurgu yapan; Frig Vadisi, Mevlevihane Müzesi, termal tesisler ve birçok tarihi mekandan ayrıntılarıyla bahseden Carter, Afyonkarahisar’a ulaşımın da çok kolay olduğuna dikkat çekti.

               “AFYONKARAHİSAR’I GEZİP-GÖRÜN” ÇAĞRISI

                Afyonkarahisar’ın geçmişten günümüze ulaşan tescilli yapılarıyla tam bir tarih şehri olduğunu dile getiren Carter, Anadolu’da farklı değerler görme arzusu içinde olan vatandaşları için Afyonkarahisar’ı adres gösterdi. İlimizde geçirdiği iki günü hayatı boyunca unutamayacağını ifade eden Rebecca Carter, Muğla ve ilçelerinde yerleşik olarak 10 bin civarında İngiliz vatandaşının yaşadığını belirterek, tüm vatandaşlarına “Afyonkarahisar’ı gezip-görün” çağrısında bulundu.

Rebecca Carter’ın gazetede yer alan makalesinin Türkçe tercümesi:

Bir Anadolu Macerası – Afyon

Birkaç hafta önce Afyon’a bir keşif gezisi  yaptım. Bu yazı bu  gezinin kısa bir açıklamasıdır.

Türkiye’nin ortasında yer alan bu şehre Dalyan’dan bir gezi yaptım. Seyahatim Köy ve Tarla yollarından altı saat sürdü.  Yol Manzarası  Afyon’a yaklaştıkça, yeşil ormanlardan Anadolu’nun düz ovalarına geçti. Kilometreler boyunca soğan ve patates satan tezgahlar haricinde çok fazla bir şey yoktu.

Afyon, Türkiye’nin en büyük OPIUM üreticisidir. OPIUM Türkçede  afyon demektir. Morfin ve diğer ilaçlarda kullanılan OPIUM  bu bölgenin ekonomisindeki başlıca ürünlerden birisidir.  İklimi mükemmel.  Kışı sert ve soğuk ve yazları sıcak ve çok kuru.

Türkiye’nin bütün yollarının Afyon’dan geçtiği söyleniyor ve bu zengin ve çeşitlilik gösteren kültürüne de  yansıyor. Afyon görüntü olarak her şeye sahip olan bir şehir.  Kentin tarihi çok ilginç: Osmanlı döneminde büyük bir yangınla hemen hemen tamamen yok olmuş; Daha sonra yeniden inşa edilmiş  ve Müslümanlar, Rumlar, Ermeniler ve Yahudilerin yıllarca barış ve huzur  içinde yaşadığı bir şehir olmuştur.

Ziraat ve Çiftçilik

Şehir Bölgede ekilebilir tarım arazileriyle ve haşhaş la iyi biliniyor. Tahıllar, kök sebzeler (Pancar, Patates)  ve kiraz başlıca mahsullerdir. Ayrıca birçok hayvan  çiftlikleri var; buralarda  İnekler, koyunlar  ve mandalar var.  Afyon, sucuk ve kaymağıyla ünlü bir şehir.

Sucuk, sığır eti ile hazırlanan baharatlı bir Türk sosisidir. Muhteviyatında bir sürü baharat içerir ve genellikle yapıldıktan  sonra kurutulur. Eğer daha önce hiç sucuk tatmadıysanız tadı chorizo’ya benzer bir doku düşünün ancak tadı tamamen farklı.

Kaymak ise  inek veya manda sütü ile üretilen kalın bir kremdir. Birazcık pıhtılaşmış krema gibi düşünün, tatlılarla, lokumda ve kahvaltıda servis ediliyor. Benim favorilerim simit, kaymak, bal ve cevizdir!

Kaplıcalar

Afyon termal kaynaklarıyla da ünlüdür. Şehirde bu doğal kaynaklardan faydalanan birçok farklı otel ve jeotermal kaplıca tesisleri bulunmaktadır. Bu jeotermal kaynaklar karbon dioksit, sodyum bikarbonat, sodyum klorür, bromür ve florür bakımından oldukça zengindir. Bu Jeotermal suyun ısısı, 51 ila 98 ° C arasında değişiyor ve hemen her şeyi iyileştiriyor gibi görünüyor.  Şehrin hem tarihi kalıntı olarak, hem de aktif olarak işletilen birçok hamamı mevcut.

Mevlana

Afyon Mevlevihane’nin ilk yerleşim yerlerinden birisidir. Şehirde Mevlevilerin mutfaklarını ve yaşam alanlarını görebileceğiniz çok iyi korunmuş bir cami ve müze var.

Frig Vadisi

Frig Vadisi garip ve diğer dünyalara ait bir yer gibidir.  Kapadokya ile aynı türden taşlardan oluşmuş  ve biraz benzer bir görünümü vardır. Ancak M.Ö. 8. yüzyıldan öncesine  tarihlenen ve Roma, Yahudi, Fars, Bergama, İskender ve Helenistik haleflerini ve Bizans dönemlerini kapsayan bir tarihi vardır. Bu Homeros’un İlyada adlı eserinde yer alır ve Frigler Troya Savaşı’na katılırlar. Bir başka tarihi kral olan Midas  batı ve orta Anadolu’ya hakim olmuş ve  Frig ordusunun gücünü, M.Ö. 8. yüzyılın sonlarında zirve noktasına ulaştırmıştır.

Burada geniş bir vadide birçok tarihi kalıntılar ve oymalar bulunmaktadır. Kiliseler ve tapınaklar kayaların içine oyulmuştur.  Ordu kışlaları ve oyma odalar gibi yapıların çoğunun bulunduğu alan hala keşfedilmeyi bekliyor.  Buna ek olarak hem Frig vadisi  içinde hem de şehrin içerisinde çok sayıda kaleler var.  Burada, ölçüsünü kavramanın çok zor olduğu çok eski tarih var. Vadide tam bir gün geçirdik ve sadece yüzeysel geçtik. 

Afyon şehrinde modern alışveriş merkezleri, sinemalar ve yoğun caddeler bulunmakta. Parlak ve ultra yeni butik mağazaların yanında kafeler mevcut.  Sadece 2 gün orada kaldım ama , öyle olsa da 2 haftanın  bile yeterli olabileceğini sanmıyorum.  Büyüleyici bir yer ve kesinlikle tekrar  gidilecek bir yer.

Gerçekten her şeye sahip olan şehir.

Kaynak link: http://www.afyon.bel.tr/news/1/5701/ingiliz-gazeteciden-afyonu-oven-makale.aspx (Erişim:28.02.2019)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir